MÜDAHALE EDİLMEYEN HAYAT ANLAMSIZ HAYAT OLABİLİR Mİ?

HERŞEY HAFİF OLABİLİR AMA "SEVMEK AĞIRDIR"

17/10/2005
Çağın trendleri ve popüler kültür kulaklara şöyle fısıldıyor; Vakit iyi geçmeli... Bu rastgele bir deyim değil. Gençler anlamını gayet iyi biliyor. Mutluluk, güven içinde yaşamak, özlemek... Hayır bunlar değil ! Mutluluk arayınca mutsuz oluyorsun çünkü... Güven içinde olmayı isteyince sorumluluklar, yükümlülükler peşi sıra geliyor ve altlarında eziliyorsun... Ve özlemek... Özlemek gündelik hayatın sekteye uğratan bir tür zihin sancısı... O zaman en iyisi "iyi vakit geçirmek deniyor. Bu yüzden günümüzün bütün "aşka benzer" ilişkileri ağır darbeler alıp sonunda yere seriliyor. Çünkü gözü başka bir şey göremeyecek kadar aşık değilse insan Sevgilisiyle değil de, Arkadaşlarıyla birlikteyken daha "iyi vakit" geçiriyor. Arkadaşlıkların atmosferi sevgililerinkinden daha ferah.... Arkadaşlıklar çok daha eğlenceli, uzun ve kalıcı bir ilişkiden.... Hatta kimi zaman arkadaşlığın sosyal erotizmi sevgililiğin mızmızlığından çok daha çekici.... Tek başına aşk bayrağı açmak, sevgili olmanın eşsiz güzellikleri övüp durmak, Şarkıları şiirleri yardıma çağırmak bu gündelik gerçeğin üstünü örtemiyor. Nasıl oluyor da, "seni seviyorum" lar bir süre sonra ve iç burkucu biçimde "beni boğuyorsun"a dönüşüveriyor? Uzun ve acıklı bir hikaye.. Ama şurasını olsun söylemeliyim; Sevmek ağırdır. Uykuları kaçırır, uyanıklığı sarhoşluğa çevirir... Oysa modern insan her şey hafif olsun istiyor, sevmek bile !... Mümkünse sadece sevilmek istiyor. Ancak ayrılık acısı çökünce, terk edilince, özlem ateşiyle yanınca farkediyor ki, Seviyormuş... Ancak o zaman farkediyor ki, vakit hiç de iyi geçmiyor !... Haşmet Babaoğlu
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

MASALLARA KARIŞTI O

17/10/2005
Hayali dünkü gibi yaşıyor gözlerimde bu bir sevda masalı olmasa derinlerde hep saklı kalmasa yüzümden izleri geri alınsa değer mi kalbime verdiğin ceza O bir masal kahramanıydı Gönlümdeki halka dalı sevdanın yeşeren ağacı sahibi bendim onun ilacı Günlerimde coşan kalmadı artık Yapraklar elime dolmadı artık gözümde çınlayan hasretlik o yüzümden yüreğe çizgidir o Sevda gözlü şarkılar dinlemese çınar olmuş ağaçlar bezenmese de gözünden nemli yaş akıp gitse de o benim bir sevdiğim oldu Masallara kalan aşklardan dolu yanımda olunca kalbime doğdu güneşle birlikte keyiflendi o artık saçılmayı bıraktı o Benim de isteğim azaldı derken farketmeden özledim kokusunu ben Bedenimden ayrılışı yaprağa benzer yıktı beni kalbimde acı bir tohum Büyüdü gözbebeklerim hayalinde sevdim ben senin yüreğini de Açınca mevsimler büyüdü işte Ben senin baharın olamadım ki Ama hep iklimlerinde takılı kaldım Gülay Şahin
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

YASAMI DEGERLİ KILAN

17/10/2005
"Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. Yaşamdır, keyif almayı değerli kılan" Bernard Shaw
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

BİZİ BİZ YAPAN

15/10/2005
Bizi biz yapan temel farklılığımız, olsa olsa diğerlerini kendimize benzetmeye çalışmamamız ve başkalarına benzemeye çalışmamamız olabilir. Yine de bizler sonsuza kadar onlarla birlikte yaşayacağız; onlarla birlikte yaşamaktan başka şansımız yok ve yaşamalıyız da. Çünkü sonuçta biz -şu an için çok zayıf olsak da- toplumsal muhalefeti oluşturan sayısız güçten yalnızca biriyiz ve tarih tüm bu güçlerin bileşkesi doğrultusunda ilerleyecektir.
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hermann Hesse'den bir söz

15/10/2005
"Ancak tükenmişsek artık, acı çekme yetimizin sonuna değin acı çekmişsek ve yaşamın bütününü kor gibi yakan tek bir yara olarak duyumsuyorsak, eğer çaresizlik soluyorsak ve umutsuzluğun ölümlerini ölmüşsek işte o zaman okumalıyız Dostoyevski'yi. Ancak tükenmişlikten ötürü yapayalnız kalmışsak ve yaşama felce uğramışçasına bakıyorsak, o yaşamı artık vahşi, güzel acımasızlığıyla kavrayamıyorsak ve ondan artık hiçbir şey almak istemiyorsak, işte o zaman bu korkunç ve görkemli yazarın müziğine açığız demektir... Ancak o zaman onun korkutucu ve çoğu zaman da cehennemden farksız dünyasının olağanüstü anlamını yaşayabiliriz..." - Hermann Hesse
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

ASK ÜZERİNE NE KADAR COK SEY YAZMİSLAR BÖYLE...

15/10/2005
Aristo: "Sevmek acı çekmektir, sevmemek ölmek. Sevmek zevktir ama yanlız sevilmeni hiçbir zevki yoktur" Augustinus: "Sevgi ruhun güzelliğidir." Franz Xaver Von Baader: "Özgürlük aşk değildir, yalnız aşkın kapısıdır." François Bacon: "Büyük insanlarda, liyakat sahibi olanların kendilerini budalaca aşka kaptırdıkları görülmez. Büyük ruhlar ve büyük işler aşkla uzlaşmaz" Bailey: "Aşk dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır" Balzac: "Aşk yaşamında kadın, ancak hünerli bir çalgıcının elinde dile gelen bir lir gibidir. Kadınlar bizleri sevdikleri zaman her suçumuzu bağışlarlar" Basta: "Erkek az fakat sık sever, kadın ise çok ancak bir kez sever" Jeremy Bentham: "Aşk hazzı, dostlukla duyu hazlarından yoğrulmuştur" Bulor: "Aşk cennetin dilinden bize kalan tek andır" Antoine Bret: "Aşkın ilk soluğu mantığın son soluğudur" Jacob Boehme: "İstek, hareket/genişleme, yön veren tezlere bilgelik eklendiğinde aşk olur" La Cordaire: "Aşk her şeyin başlangıcı, ortası ve sonudur" Dante: "Geniş varlık denizinin her yanında geniş bir aşk akışı vardır. Fiziksel devinim, bitkisel yaşam, zihinsel yaşam... hep evrensel aşkın derece derece yükselen aşamalarını oluşturur. Aşağı derecelerinde yanılmayan aşk, akılla aydınlandığı zaman iyilik ve kötülüğe eğilim kazanır. Aşk kusursuz olmayan iyiliklerin üzerinde de vardır. Hatta irade, hile ve şiddet kullanmak yoluyla bir başkasının kötülüğüne çalışmış olsa bile yine aşka uyar. Kötülükler aşktan uzaklaşma oranında bir takım derecelere sahiptir ve kötülük aşka yaklaşmak için sarf ettiği üç oranında erdeme yaklaşmış olur... Cehennem bile adalet kadar aşkın eseridir." Eugene Delacroix: "Aşkı anlatabilmek için yeryüzünde var olan dillerden başka bir dil gerekir" Descartes: "Bir şey kendimiz için iyi, yani uygun gibi sunulmuşsa ona karşı aşk duyarız." Duclos: "Aşk bıkılmayandır. Her şeyden bıkılabilir ama aşktan ... hayır" Epiktet: "Hareket etmenin nedeni 'istek' ve 'sevmektir', bu ise düşünmektir. Aşk tutkudur. İyi ya da kötünün ne olduğunu fark edemeyen insan nasıl sevebilir" Epikür: "Bilge olan evlenmez. Evlense bile aşkın vehimlerine kapılmaz... Bir uygarlığın yetkinliği ve insanlığı ancak kardeşlik ve sevgiyle olasıdır." Douglas Ferrola: "Aşk kızamığa benzer, insan ne kadar geç yakalanırsa o kadar ağır geçer" Faulkner: "Aşkı kitaplara soktukları iyi oldu, yoksa belki de başka yerde yaşayamayacaktı." Fenelon: "Sevmeden yaşamak yaşamak değildir. Az sevmek ise sürüklenmektir." Feuerbach: "Varlık sezginin, duyunun ve aşkın bir sırrıdır. Bu kişi, bu şey yani bireysel, yalnız duyumda, yalnız aşkta, mutlak bir değere sahiptir. Sonlu ve sonsuz orada bulunur. Aşkın sonsuz derinliği ve aşkın gerçeği, bununla yalnız bununla kaimdir" "... En derin ve en yüce gerçekler duyumlarda saklıdır. Böylece genel olarak başımız dışında bulunan bir nesne varoluşun gerçek ve ontolojik belgesi aşktır, varoluşun aşktan ve duyumdan başka belgesi yoktur." Costance Foster: "Sevgi bizi zamanın yıkımından koruyan yıkılmaz bir kaledir" François M. C. Fourier: "1) Geçici ya da keyif verici aşklar ki, bu oyuncular, kahpeler, arsızlık aşkları gibi şekillere ayrılır. 2) Az çok bir süresi fakat kısır aşklar ki, bunlar gözde aşklardır. 3) Yalnız bir çocuk doğurtan geçici aşklar ki, bunlar dölleyen aşklardır. 4) Karılar ve kocalar aşkıdır ki, bu iki tarafın isteği ile yıllarca sürer ve bir çok çocuk doğurturur. Fakat bunlar birbirleriyle yaşayıp yaşamamakta serbesttir." "Her erkek bütün kadınlara ve bir kadın bütün erkeklere sahiptir." Freud: "Yaşam belirtisinin kökeninde duygulanma; duygulanmanın da temeli aşktır" Geraldy: "Erkeğin yaradılışında sevmek yoktu. Ona aşkı öğreten kadındır" Goethe: "Sevilenin kusurlarını hoş görmeyen sevmiyor demektir" Efes'li Heraklitos: "Duyu organları akılsız ruhlara hizmet ettikleri zaman kötü tanıklardır. Eşek samanı altına tercih eder; köpek tanımadıklarına havlar. Domuz için çamur saf sudan daha değerlidir. Deniz suyu ister temiz ister kirli olsun, balıklar için kurtarıcı insanlar için uğursuzdur." Victor Hugo: "Aşk bir deniz, kadın onun kıyısıdır." Paul Henri D. Holbach: "İnsanlara kendi akıllarına saygı duymaları ve cesur olmaları telkin edilmeli ve kendileri için arkasından koşması gereken hayallere gereksinimleri varsa, doğruluk,iyilik ve barış sevgisini benimsemeleri öğretilmelidir" Holty: "Aşk kulübeyi altından bir saraya benzetir." Albert Hubbart: "Aşk yaşamdır deriz, ancak umutsuz inançsız aşk ölümden beterdir." Konfüçyus: "İnsel erdem, insanlığı sevmekle olanaklıdır. Bu sevgi hissi, aileden toplumdan hükümete dek karşılıklı olarak uzamalıdır" François La Rocheffoucauld: "Tüm duygularımız ve tutkularımız rastlantı ve çıkarın eseridir ve bizim erdem, aşk, karşılık beklemezlik dediğimiz şeyler de hoşgörülerden başka bir şey değildir. Adalet aşkı nedir? Adaletsizlik ıstırabından korkmaktır. Aşk sahip olduklarımızın bizden alınması korkusudur. Aşk duyuların bir hummasıdır." Mevlana: "Bir aşkı başka aşk söndürebilir. Aşkta ne yükseklik, ne alçaklık, ne de akıllılık ve akılsızlık vardır. Hafızlık, şeyhlik, müritlik yoktur. Sadece kepazelik, aşağılık ve rintlik vardır. İnsanın toprağını aşk şebnemi ile yoğurdukları için alemde yüzlerce fitne ve kargaşalık peyda olur. Aşkın yüzlerce neşteri, ruhun damarlarına sokuldu ve oradan gönül adı verilen bir damla aldı... Aşk öyle engin bir denizdir ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı." Moliere: "Kadınların büyük tutkusu aşkı ilham etmektir. İnsanı aşkın güzellikleri yaşatır." Montaigne: "Aşk utanma ve çekinmenin olduğu yerde vardır." Mu-Ti: "Kim başkasını severse kendisi de sevilecektir. Başkalarını kazandırmış olan kendisi de kazanmış olacaktır. Tüm insanlar kendileri arasında karşılıklı bir sevgi hissederlerse,güçlüler zayıfları avlayamazlar, sayıları çok olanlar daha az sayıdakileri, baskıları altına alamazlar. Zenginler yoksulları asla baskıları altına alamazlar, usta olanlar da beceriksizlerle alay edemezler. Sevgide tarafsızlık, kişisel sevgide yanılmayı önler;tarafsız sevgi kişisel sevginin de güvencesidir." Newton: "Aşk köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracaklarına duvar ördükleri için yanlız kalırlar." Robert Owen: "İnsana karşı sonsuz bir sevgi ve şefkat duyabilmek için dinsel inançlardan kurtulmak gerekir." Pascal: "Aşk iradenin ereğidir. Her çeşit dışsal emir ve baskılardan çok usa uymak gerekir.İradenin ereği olan bu aşktan başlayıp tutkuda sona eren bir yaşam mutludur. Bunlardan birini seçmem gerekse 'aşk'ı yeğ tutarım. Biz aşk karakteri ile doğarız. Aşk ruhumuz yetkinleştikçe gelişir ve bizi güzel görünen şeye sürükler. Bundan sonra artık bizim bu alemde sevmekten başka bir şey için var olduğumuzdan kim kuşkulanır? ... Aşkın konusu güzelliktir ve insan evrenin en güzel nesnesi olduğu için dışarıda aradığı bu güzelliğin örneğini kendi içinde bulması gerekir. Bu itibarla insan ancak kendisine benzeyeni ve olabildiği kadar kendisine yaklaşanı sever. Sevmeye başlayınca eskisinden bambaşka bir insan olduğumuzu anlarız. Aşktan söz ede ede insan aşık olur." J. J. Rousseau: "Aşk mutluluğunu evlendirdikten sonra da sürdürebilseydik, dünya cennet olurdu.Duygulu gönüller sevginin her türlüsü için duygulu değil mi?" Shakespeare: "Değişiklikle karşılaşınca değişen aşk, aşk değildir... Aşk gözle değil ruhla görülür." Madame De Scudery: "İnsan sevmeye başladı mı, yaşamaya da başlar." Schiller: "Ey aşk, güzel ve kısasın... Aşk insanı birliğe, bencillik yalnızlığa götürür." Seneca: "Yalnız akıllı bir insan sevmesini bilir. Sevip de yitirmek, sevmemiş olmaktan daha iyidir." Stendal: "Aşk, coşku ve tutku olduktan sonra insan hiç sarsılmaz, bunlar olmayınca yaşam neye yarar" Cenap Şehabettin: "Kadın olsun, kitap olsun cildine aldanmayıp içindekilere bakılmalıdır." Mark Twain: "Hiç kimse uzun süre evli kalmadıkça gerçek aşkın ne olduğunu anlayamaz." Voltaire: "Aşk bir tablodur, onu doğa çizmiş ve hayal süslemiştir. Tanrı kadınları erkekleri evcilleştirmek için yarattı." Oscar Wilde: "Erkekler kadınların ilk aşkı, kadınlar da erkeklerin son aşkı olmak ister."  
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

BİR SÖZ

15/10/2005
"Aptallar karışıklığı umursamaz. Pragmatikler acı çeker. Zekiler halleder".
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

LEO ROSTEN'den bir SÖZ

15/10/2005
Hepimiz gizliden biraz deliyiz. Herkes aslında yalnızdır ve anlaşılmak ister ama hiçbir zaman bir başkasını tümüyle anlayamayız ve hepimiz bizi çok sevene bile bir parça yabancı kalırız. Acımasız olanlar güçsüzlerdir, sevecenlik yalnızca güçlülerden beklenebilir. Korkuyu bilmeyenler gerçekte yürekli değildir çünkü yüreklilik düşlenebilene karşı koyma gücüdür. İnsanları çocukmuş gibi görürseniz onları daha iyi anlayabilirsiniz ne denli yaşlı ya da etkileyici olurlarsa olsunlar. Çünkü çoğumuz hiç bir zaman büyümeyiz yalnızca boyumuz uzar. Mutluluğa ancak beynimizi ve yüreğimizi gücümüz yettiğince etkinleştirdiğimizde ulaşırız. Yaşamın amacı önemli olmaktır, saygın olmak, bir şeyi savunmak, boşuna yaşamamış olmaktır. - Leo Rosten-
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

YASAM BİLGELİGİ ÜZERİNE

15/10/2005
- Kolay şey değildir mutluluk, çok zordur ve içimizdedir, başka yerde bulunması olanaksızdır. Chamfort - Sağlıklı bir dilenci, hasta bir kraldan daha mutludur. Eksiksiz bir sağlıktan ve kusursuz bir bedenden kaynaklanan, sakin ve neşeli bir huy, duru, canlı, nüfuz edici ve doğru kavrayan bir zeka, ılımlı, yumuşak bir istenç ve bunlara uygun olarak iyi bir vicdan; bunlar, yerini hiçbir rütbenin ya da zenginliğin dolduramayacağı üstünlüklerdir. - Dışarıdan bir şeyler kazanabilmek için içeriden birşeyler yitirmek, yani şan, şöhret, mevki, şatafat, ün, san kazanmak için, huzurunu, boş zamanını ve bağımsızlığını bütünüyle ya da önemli ölçüde feda etmek büyük bir budalalıktır. S.Günes
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

DİGER KADİN

15/10/2005
Günümüz evliliklerinin hemen hepsinin tarihine bir "üçüncü kişi" girmiştir. Kimisi geçici, kimisi kalıcı hayatlar hep üç köşeli yalnızlıklarla, ihanetlerle çevrilmiştir. Aslında herkes mutsuz, herkes biraz suçludur. "Kadınlarımı aldattım" derken, bu gerçeği vurgulamıştır usta şair Nazım Hikmet. Zor durumda olan gerçekte erkek midir yoksa erkeğin ilişkide payına düşen arada kalmak mıdır? "Dişi kuşun yaptığı yuvayı bir diğer dişi kuş yıkarken erkek kuş ne yapar?" Bu cevapsız soru ve salıncaktaki 3. tekil kişinin gerçekliği ile önyargısız yüzleşeceksiniz. Hiçliği ve görkemi bir anda yaşayan, itilen, dışlanan, iç geçirilen, yerilirken öykünülen kadınların öyküsü ...Çok uzağımızda olmayan kadınlar bunlar.-An yayincilik-diger kadin- ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------- " Evlilik bazen o denli ağır olur ki, taşımak için iki değil, üç kişi gerekir" demiş Alexandre Dumas. Üçüncü kişi?.. Tarih boyunca nice dramın temasını oluşturan bu üçlü ilişkinin 'üçüncü kişi'si olan Öteki Kadın, özellikle geleneksel aile yapısına aykırı düştüğünden, toplum için neredeyse bir günah keçisidir. Yatak odasında göklere çıkartılan, ışıltılı ve pahalı salonlarda yerin dibine batırılan Öteki Kadının öyküsünü, 1997 yılında Psikolog Dr.Davut İbrahimoğlu ile, hem üçüncü kişinin hem de diğer iki kişinin ağzından dinlediklerimle bir kitapta toplamıştım. ( "Öteki Kadın", Cep Kitapları.1997,1998) Yedek sayılan kadınları anlatmaktı amacım. Para karşılığında, çıkar uğruna, devre mülk usulü bedenini kiralayan Öteki Kadın değildi çıkış noktam. Sevdiği için, evli bir erkekle yaşamayı seçen Öteki Kadın? "Kadınlarımı aldattım," diyebilmişti Nazım Hikmet. "Bence ne o, ne öteki, en zor durumda olan 'erkek'. Bir yanda bir zamanlar aşık olduğu karısı, çocuğu, vazgeçemediği alışkanlıkları, bir tarafta önüne geçemediği kalp ağrısı"diyordu Pakize Suda bir yazısında. "Ne zordur tercih etmek. İçinizden bir ses 'Hayat kısa' der, 'Dilediğin gibi yaşa'. Bir başkası 'Bunca seneden sonra olacak iş mi,' 'Karım bunu hak etmedi ki !', ' Hem herkes ne der' ve yine müthiş bir soru yöneltiyor Suda : "Yuvayı diş kuş yapar, öteki dişi kuş gelip yıkar mı? Bu arada erkek kuş ne yapar?" İhanet bir tayf gibi yaşanırdı..
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Önceki Sayfa :: Sonraki Sayfa

Blogcu.com bir Blogcu LLC hizmetidir.